neymar shh cleats,shop cleats,jerseyxp,shoesboost.com

neymar shh cleats,shop cleats,jerseyxp,shoesboost.com

Ne Yapayım Anne Sen Söyle | Hacked by Medo

Ne Yapayım Anne Sen Söyle

ÖNSÖZ -1

Anlayabildiğin şekilde yaşarsın hayatı

Ve zihnin ötesindedir bazen yaşadıkların

İşte ancak o zaman anlarsın

Hissettiğin acı kadar yakınsın

Yaşamın gerçekliğine

Kırk yaşıma kadar öğrendiğim, bildiğim ve anlayabildiğim şekilde yaşadım hayatı. Sonra öyle bir şey oldu ki; hiç de anlayamamış olduğum şu hayatta, öğrendiklerim yersiz, bildiklerim geçersiz kaldı.

7 ay içinde, sinsice başlayıp delice yok ederek ilerleyen “sporadik JACOB CREUTZFELD” hastalığı nedeniyle annemi kaybettim. Birbirinden acı verici ve yaralayıcı anlar yaşadım. Bunca acının olduğu bir coğrafyada “Ah benim acım!” demeye de imtina ediyor insan ama hastalığı daha önceden bilen bir hekim olarak bile, her anını şaşkınlık ve çaresizlikle yaşadım bu hastalığın…

Günü gününe, anı anına uymuyordu mutsuzluğumun… Bazen kelimelerin anlamı akıveriyordu zihnimden, konuşamıyordum. Bazen eylemlerin içi boşalıyor, ne yapsam ne söylesem kar etmiyordu. Sonra şiirler geliverdi birer birer acıma yarenlik etmeye…

Bu şiirler, benim değil annemin şiirleri; “aslında bunları ben yazmadım, annem yazdırdı” diye düşünerek paylaşmaya karar verdim.

Onu halen bu hayatta varetmenin bir yolu olur belki…

ÖNSÖZ – 2

Annemin şiirlerini paylaşmak adına çıktığım bu yolda, başka amaçlar başka şifalar çıktı karşıma…

Bu ikinci önsöz de bu yüzden yazıldı.

Şiirleri derleyip toparlayıp götürdüğümde; sevgili editörüm “yaşadıklarını yazıya dökerek şiirlerine eklemelisin” dedi. Şiirlerdeki duygunun okuyucuya geçişini kolaylaştırmak adına böyle bir öneride bulunduğunu düşünmüştüm önceleri ancak, niyetinin aynı zamanda beni şifalandırmak olduğunu yazdıkça anladım.

Yazmayı kabul ettiğimde tek amacım, bu amansız hastalığın pençesindeki insanların yakınlarına ses vermek, yalnız olmadıklarını hissettirmek ve yaşanabilecekler hakkında bilgi vermekti. Ancak yazmaya başladığımda, içimde irinleşmiş olan yarayı deşerek peyderpey dışarı boşaltıyorum hissine kapıldım. Hiç tanımadığım insanların hayatlarına bu acıyı direne etmekten duyduğum çekince nedeniyle yazdıklarımı yayınlamaktan vazgeçtim zaman zaman, ama yazmaya devam ettim ve yazdıkça şifalandım, şifalandıkça yazdım. Yaram merhem, geçtiğim yollar başkalarına ışık olsun istedim sonunda.

Yazmak, yaşadığım acının içinden geçmemi ve o acıyı içimde işleyip doğru yere koymamı sağladı. Acı çekenler, içlerindeki o yeri kolaylıkla bulabilsin istedim.

Ve anladım ki; aslında acı paylaşılmaz, paylaştıkça azalmazmış. Paylaşılan hikayelerimizmiş.

Hikayeni paylaşmak, kalbine saplı bir okla yaşamayı öğretir, başka zamanlara yol alabilmeni sağlarmış.

Ve şairin dediği gibi; “ İnsan iyileşmez, zaman iyileşirmiş1

 

1 Birhan Keskin’in Ölgün Doğa şiirinden alıntı yapılmıştır.